Yazar: SosyoGuru

Doğru Olduğu Kadar da Acayip 10 Bilgi

  1. Şimdiye kadar çekilmiş tüm The Simpsons bölümlerini reklamsız ve kesintisiz izlemeye kalkarsanız 8.5 gününüzü alacaktır. 2. Abraham Lincoln, Walt Disney, Bill Gates, Mark Zuckerberg, Henry Ford, Thomas Edison ve Steve Jobs. Kolej mezunu bile değiller! 3. Afrika’ya giderseniz, muzdan mayalanmış bira içebilirsiniz. 4. tranparency.org‘a göre, dünyada yolsuzluğun en az olduğu ülkeler Yeni Zelanda ve Danimarka. 5. Yayınlanmış bir rapora göre, Justin Bieber’ın Twitter takipçilerinin %50’si sahte. 6. Doğduğumuzda sahip olduğumuz beyin hücresi miktarına, bir daha ömrümüz boyunca sahip olamıyoruz. 7. Michael Jackson 1985’te The Beatles müziklerinin telif hakkını 57.5 milyon dolara satın almıştı. Şimdi, telif hakkı 450...

Daha fazla oku

Umut Sarıkaya’dan Mutsuzluk Tanımları

Umut Sarıkaya’yı bilen bilir, bilmeyen acilen öğrenmelidir. Türkiye’nin en başarılı karikatüristlerinden Sarıkaya, kariyerine Leman dergisinde başladı. Daha sonra Kemik, Penguen ve Uykusuz gibi Türkiye’deki başlıca mizah dergilerinde çizmeye ve mizah yazıları yazmaya devam etti. Tüm içeriğini kendi hazırladığı Naber adlı dergisi, 26 Şubat 2015 tarihinde yayın hayatına başladı. Çok iyi bir gözlemci, tam bir tespit adamıdır Umut Sarıkaya. Hepimizin günlük hayatta karşılaştığı sıradan olaylara bambaşka bir bakış açısı vardır; bir diğer deyişle “ince görür”. Hal böyle olunca ünlü çizerin mutsuzluk kavramını tanımlaması da biz sıradan fanilerinki gibi olmayacaktır. İşte karşınızda, okurken “harbiden yaa” dedirtecek; hepinizin içindeki eski bir yarayı sızlatacak Umut Sarıkaya tipi mutsuzluk tanımları… 1. Tuvalete montla girmek 2.Karışan kablolarla boğuşmak 3. Perde takarken korniş atladığını fark etmek   4.Defter kaplama işlemini bitirdikten sonra defterin kapanmadığını görmek 5.Dondurma kutusunun içinden çıkan köfteler 6. Islak ekmek 7. Tedbir amaçlı alınan montun havanın ısınmasıyla başa bela olması   8.Ders düştü diye sevinç nidaları atarken ufukta hocanın belirivermesi 9.Ampul takmaya çalışırken kollarda güç, derman kalmaması   10. Bu da nostaljik mutsuzluk: Dolaplı kanepede uyurken yalama olmuş kapağın sırta...

Daha fazla oku

Hepimizin En Az Bir Kere Kullandığı veya Maruz Kaldığı 23 Klişe

Ara ara, hepimiz ezbere konuşuyoruz. Çoğunlukla diyalog kurmaya, özgün bir fikir beyan etmeye gerek duymadığımız, zaman harcamak istemediğimizde…  Ya da bir cümle sarf etmenin gereklilik olduğu hallerde… Ettiğimiz laf, genel geçer bir doğru olsun. Kabul görsün. Üstüne düşünmeye, konuşmaya zorlamasın. Hakiki bir etki yaratmasın, direkt onaydan geçsin. Çok klişe olacak ama, aklımıza ilk gelen 23 klişeyi aşağıda derledik. Sizin de ekleyeceklerinizle sayısı sonsuza gidebilir. 1. Çocuğum olduğunda şımarık yetişmesin diye devlet okuluna vereceğim. Bu cümleyi kuran, çok büyük ihtimalle, çocuğunu özel okula vermeden önce, devlet okuluna verebilme ihtimalini sevmeye çalışıyordur. Nihayetinde, sevemez; büyük olasılıkla özele verir. Boşu boşuna değildir o...

Daha fazla oku

Gelmiş Geçmiş En iyi Bilim Kurgu Filmleri

 Bilim kurgu dünyası bambaşka bir dünya! Bir kere kaptırdınız mı aklınızı ve kalbinizi bu dünyaya, artık geçmişe dönüş zordur. Seveni pek sever, sevmeyeni ise hiç sevmez. Aşağıda listelediğimiz 15 film ise izlenmeden geçilmez! Atladığımız, aklımızdan nasılsa çıkmış olan varsa affola! 1. 2001- A Space Odyssey (2001: Bir Uzay Destanı) 1968’de Stanley Kubrick tarafından yönetilen, senaryosunu Kubrick ile Arthur C. Clarke’ın birlikte kaleme aldığı film, bir bilim kurgu klasiği. Zamanının çok ilerisindeki görsel efektleri ile Oscar kazanmıştır. Şaşırtıcıdır, düşündürücüdür; az konuşmalı, yavaş tempoludur. Sonu ise birçok kişi için muamma olmuştur. Bu filmi izleyerek büyüyen bir nesil, şanslı sayılabilir! 2. Blade Runner (Bıçak Sırtı) 1982...

Daha fazla oku

Ölmeden Önce Katılmanız Gereken 20 Festival

1. Rio Karnavalı – Brezilya (13-21 Şubat 2015) Dünyanın en meşhur ve en kalabalık festivali herhalde Rio de Janerio Karnavalı. 2 milyon civarı kişinin katıldığı sokak festivalinin en önemli teması ise dans, dans ve dans! 2. Oktoberfest – Almanya (19 Eylül- 4 Ekim 2015) Oktoberfest, dünyanın en büyük bira festivali. Her yıl yaklaşık 6 milyon kişi festivale katılmak için Almanya’ya yola koyuluyor. 16 günlük bu festival adına yakışır bir şekilde geçiyor; bol bol bira ile! 3. Tomorrowland – Boom, Belçika (24-26 Temmuz 2015) Temmuzun son haftası gerçekleşen festival, dünyanın en büyük elektronik müzik festivallerinden… Her yıl 200.000 civarı müzik ve dans...

Daha fazla oku

Aşklarıyla Destan Yazmış 10 İkonik Çift

John Lennon & Yoko Ono Yoko Ono ile John Lennon, 1966’da Ono’nın sergisinde tanışırlar. 1 yıl içinde aşk başlar, 3 yıl sonra da evlenirler. 1969’da Vietnam Savaşı protestolarına kendilerine yakışır bir şekilde katılırlar: 2 haftayı yatağın içerisinde geçirerek… Ve insanlara “şiddetsiz, hiddetsiz de protesto yapılabileceğini” ve “barışı hemen, şimdi istemenin deneysel yöntemleri de olduğunu” göstermek için. Lennon, 1980 yılında, bir suikast sonucu hayata gözlerini yumdu. Yoko ise bu yılın 18 Şubat’ında 82. Yaşını devirdi. Lennon’un sözleriyle bu aşkı özetleyelim: “Yoko olmadan da olabilirim, ama böyle bir isteğim yok. Yoko’suz olmam için şu dünyada hiçbir sebep yok.” Johnny Cash & June Carter 35...

Daha fazla oku

Avrupa’nın En Güzel Plajları

Dünyanın en büyük seyahat sitelerinden olan TripAdvisor kullanıcıları, verdiği oylarla ‘Avrupa’nın En İyi Plajları’nı sıralıyor. Listenin ilk zirvesinde ise İtalya’nın Sicilya Adası’nda bulunan ‘Tavşan Plajı’ var. Altın sarısı rengindeki kumu, uzun sahili ve berrak deniziyle tatilcilerin 1 numaralı seçimi olan ‘Rabbit Beach’ görülmeye değer.. (Fotoğraf: italia.it) Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan beldesindeki İztuzu plajı, listenin 5. basamağında bulunuyor. 4,5 kilometrelik sahile yumurtalarını bırakan Caretta Caretta’lar nedeniyle İztuzu Plajı, ‘Turtle Beach’ ismiyle de biliniyor. (Fotoğraf: tripadvisor.com) İşte TripAdvisor kullanıcılarının puanlarıyla seçilen ‘Avrupa’nın En Güzel 10 Plajı’. 1 – Tavşan Plajı, Sicilya – İtalya SicilyΔLapse | Lampedusa from SicilyΔLapse on Vimeo. 2...

Daha fazla oku

Kırmızı Kramponlu Adam Okocha!

Eski Fenerbahçeli Jay Jay Okocha’nın renkli hayat öyküsünden satırbaşları… (Fotoğraf: Bursaspor.org) Kırmızı kramponlu adam İstanbul’a adım attığında önceleri herkes kendisine şüpheyle baktı. Bir sezon önce takım oyunuyla şampiyon olmuş Fenerbahçe’ye bireysel yetenekleriyle ön plana çıkan bir futbolcunun transferi bazı sarı-lacivertlileri endişelendiriyordu. Ayrıca taraftarlar onu tanımıyordu. Ancak İstanbul’da oynanan Maccabi Tel Aviv maçında attığı gol, devrin başkanı Ali Şen’in deyimiyle “transferini amorti etmişti”. Okocha’nın uzak mesafeden rakip filelere bıraktığı gol, sarı-lacivertlileri Şampiyonlar Ligi’ne taşırken, Nijeryalı oyuncuyu da dünyaya tanıtan ilk adımdı. Jay Jay Okocha, (Augustine Azuka Okocha) 14 Ağustos 1973’te Nijerya’nın Enugu kentinde dünyaya geldi. Çoğu Afrikalı gibi zorluklar içinde büyüyen Okocha, “Yaşadığımız yerde saha yoktu. Sokak köşesi ya da her neresi olursa olsun futbol oynamaya çalışıyorduk” diyor. İnanılmaz top hakimiyetini ise çocukluk günlerindeki çalışmalarına borçlu olduğunu kaydeden Okocha, doğru dürüst bir futbol topu olmadığını da söylüyor. “Yuvarlak ve topa benzeyen ne bulursak oynuyorduk. Eğer elimize bir top geçerse bu bizim için bayram gibi oluyordu” diyen Okocha, Nijerya’daki bozuk sahaların da tekniğini geliştirmesine yol açtığını düşünüyor. Okocha’nın lakabı Jay Jay, aslında ağabeyi James’in takma ismiydi. Augustine’yi futbol maçlarında ‘Jay Jay’in kardeşi’ diye çağırmaktan sıkılan arkadaşları, kendisine bu lakabı daha uygun gördü. TESADÜF ESERİ PROFESYONEL OLDU… Çocukluğunda futbolu keyif için oynadığını belirten Okocha, hiçbir zaman profesyonel oyuncu olmayı düşünmediğini, her şeyin bir anda gerçekleştiğini de belirtiyor. “Ben çok şanslıydım. Nijerya’da lisede okurken Nijerya birinci ligindeki bir takıma transfer oldum, okulu bitirdikten...

Daha fazla oku

Bir İlişkinin Ezbere Yaşandığını Gösteren 20 Alamet

1. Sıklıkla duyulan ve sarf edilen “aşkım” kelimesi 2. “Bugün de şunu yaptım”dan öteye gidemeyen diyaloglar 3. Artan alışveriş miktarı 4. Artan play station oynama saatleri 5. Arkadaşlarla çıkılacak bir akşam öncesi yapılan yıkama yağlama çalışmalarının yerini emrivakiye bırakması 1 yıl önce: Hiç istemiyorum ama Fatihler maça gidelim diye tutturdu 1 yıl sonra: Akşam maçtayım, beni bekleme 6. Ebeveynleri ziyarette yükselen laçkalık 7. Hastalık sırasındaki özel ilginin yerini “kendin ettin kendin buldun”lara bırakması 1 yıl önce: Tavuk suyuna çorba yaptım, bol sarımsaklı, limonlu canım. 1 yıl sonra: Ecza dolabında soğuk algınlığı ilacı olacaktı, al bir tane. 8. “Sana içecek...

Daha fazla oku