Kim hem patron, hem de çalışanları tarafından sevilen bir patron olmak istemez? Ama bu işin sırrı ne okullarda, ne seminerlerde, ne de eğitimlerde anlatılmıyor. O yüzden bunca yıllık gözlem ve deneyimlerimize dayanarak sizin için bu özel yazıyı derledik. Okuyunca pişman olmayacaksınız!

1) Çalışanlarınızla arkadaş olun:

Arkadaşlık şu fani dünyada bizleri bir arada tutan bağlardan önemli bir tanesidir. Siz de çalışanınızın arkadaşı olarak bu duyguyu yakalayabilir, iş ilişkinizden daha derin bir ilişki kurabilirsiniz. Çalışanınızı dinleyin, kötü günlerinde destek olun, iş dışında da onunla vakit geçirmeye çalışın, mesela içmeye gidin. Bu arada o da sizin dertlerinizi dinlesin: “Kusura bakma abi, bu yıl da sana zam yapamadık.” dediğinizde “batsın bu dünya”nın şerefine beraber kadeh kaldırabilirsiniz.

2) Mantıklı olun:

İş hayatı duyguların değil, aklın ve mantığın güdümündedir. Olaylara nedensel ve akılcı yaklaşabilmek, bir iş adamının sahip olması gereken yeteneklerin başında gelir. Çalışanlarınızla kuracağınız ilişkide de rasyonel ve tutarlı olmanız, ilişkinizin temellerini sağlam bir zeminde kurmanıza yarar. Misal çalışanınız bir ay sonra yapacağı tatil için yıllık iznini kullanmak istedi. “Oğlum havalar çok sıcak, ozon tabakası delik, mazallah başına güneş geçer, deri kanseri falan olursun.” dediğinizde mantıklı bir biçimde konu kapanmış olur.

3) Samimi olun:

Çalışanlarınıza karşı samimi olun. Yapmacık ve yalandan kurulan ilişkiler, er geç yıkılmaya mahkumdur. Siz, bu oyuna gelmeyin, içtenliğiniz yüzünüze dilinize vursun. Çalışanlarınızla iletişiminizde kullanacağınız samimi dil, ilişkinizin dürüst bir şekilde ilerlemesini sağlayacaktır. Misal şöyle cümleler kurmanız samimiyetinizi göstermeye yeter:

Zeynepciğim,

Elbette kıdem tazminatını veremeyeceğim. Zira takdir edersin ki 1 yılının dolmasına 3 gün kala seni işten çıkarmak zorunda kaldım.

Sevgiler,

X.Y.Z.”

iyi patron

4) Komik olun

Her şeyin belli bir ciddiyette tezahür ettiği iş yaşamına bir katkınız da mizah olsun, stres altındaki çalışanınızı gülümsetebilirseniz işlerin daha kolay aktığını göreceksiniz. Hem biraz şakacılığın kime ne zararı olabilir ki! Misal muhasebecinize, “Yahu, senin lise matematik öğretmenin ortaokul terk miydi?” dediğinizde şakanızın yansımasını kahkaha şeklinde görebilirsiniz. Bir zaman sonra muhasebecinizin motivasyonu sizi bile hayrete düşürecektir.

5) Pratik olun

Zaman az, yapılacak iş çokken pratik olmak size her türlü karı sağlayacaktır, özellikle de kriz zamanlarında. Çözüm üretmek için vakit kaybetmeyin, gecelerinizi gündüzünüzü habe etmeyin. Nedensellik ilkesi çerçevesinde yapacağınıza tereddüt etmeden karar verin ve uygulamaya geçin. Misal bir işiniz zamanında teslim edilemedi, müşteriniz şeytani kulakları ile sizlerden haber beklemekte… Bilgisayarınızı kapatın ve çalışanlarınıza şöyle diyin: “Ben yemeğe çıkıyorum.”

6) Sevgi dolu olun

Sevgi, her şeyin başında gelir, sonunda gider. Onsuz bir adım kat etmek sizi güçsüzleştirmeye başlar; çünkü sevgi denilen şey akabinde umut, sevinç, neşe, sabır, yaratıcılık ve daha nicesini getirir. Sevin. Koşulsuz, kaygısız sevin. Sevginiz arttıkça, sevdikleriniz kalıcı bir şekilde hayatınıza yerleşir. Gelip geçici şeylere çok da takılmayın. Projeleriniz, ofisiniz, üzerinizdeki takım elbise geçicidir. Ama bankadaki paranız kalıcı. Kalıcı olduğu kadar da bereketli. Ona verdiğiniz sevginin karşılığında, o da artarak, çoğalarak size olan sevgisini gösterecektir.

7) Metin olun:

Ne yaparsanız yapın çalışanlarınızın iyiliği için yaptığınızı unutmayın. Onlara acı ve yoksulluk verdiğinizi, kırdığınızı, aşağıladığınızı düşünüp boşu boşuna suçuluk duymayın. Her zaman şunu aklınızdan geçirin: “Yaptıklarım onun zararına değil bilakis faydasına. Bu deneyim olmasaydı güçlenemeyecek ve çetin merdivenleri tırmanırken başka biri tarafından aşağı itilecekti. Çok daha kötü olmasını önledim.”